logo
logo

Tag : Denizlerimize atılan maddelerin yok olma süreleri

24 Haz 2016

fikret gözenalp

FİKRET GÖZENALP KİMDİR?

İstanbul Üniversite’si Su Ürünleri Fakültesi Hidrobiyoloji Bölüm Başkanlığı Asistanlığı ve Balık Adam Eğitmeni olarak Arar-Gezer-Bulur gemisinde çalışır, araştırmalar yapar, denizlerimizden örnekler toplar ve canlıları sınıflandırır, gelişimlerini takip eder, gençlere yüzmeyi ve dalmayı öğretir, boğazın serin sularında bir yakadan bir yakaya yüzer, Gökçeada’da gemiyle aldıkları hidrobiyoloji örneklerini arşivlerdi. Kaptan Jacques-Yves Cousteau ve Curt Kosswig  ile birlikte çalışmıştı. Kaptan Jacques-Yves Cousteau hatıratlarında değerli katkılarından dolayı kendisine çok teşekkür etmişti.

Bu özelliklerinin yanı sıra sürekli olarak şiirler,maniler ve yüzmeyle ilgili deneyimlerinden oluşan yazılar yazardı.

Kendisi son derece değerli, ananemin Fikret’ i bizim ailemizin Fikret Ağabey’i idi.

“Seni masmavi bir denizin güneşle parıldadığı upuzun bir kumsalda bütün sevdiklerinle birlikte hayal ediyorum.

Huzurla uyuman dileğiyle….”

Celal Buğra Demirel

 

Sn. Fikret Gözenalp Anısına,

Benim Maskemden Su Altı Dünyası

Su altında kendinizi uzay boşluğunda hissedersiniz. Özgür olduğunuz, yegane yerlerden biri su altıdır.

İnsanoğlu, hep içindeki boşluğu doldurmak için dünyada debelenip durur. Herkesin, içindeki boşluğu doldurmak için farklı arayışları vardır. Bu boşluğu kimi yaratılanın sevgisi ile doldurur, kimi Yaratıcının sevgisi ile, kimi iş aşkı ile, kimi anne baba sevgisi ile, kimi dostlarıyla, kimi de hobileriyle…

Benim içimdeki boşluğu doldurduğum yer su altıdır. Bu eşsiz cennet benim, bütüne, yani bir olmaya ulaştığım, yaşamın ahengine, Yaratıcının büyüklüğüne kudretine ve sevgisine şahitlik ettiğim, özgürlüğü doyasıya yaşadığım, mavi gökyüzünü, suyun altındaki, güneşin kırılan ışınlarından izlediğim, arkadaşlarıma ancak masal dünyalarında olabilecek kadar güzel olan hikayeler anlatıp eğitimler vererek farklı bir pencereden hayata bakabilmeyi gösterdiğim, çoğu zaman gördüklerimi soluksuz anlattığım, anne ve babamla başladığım bu macerayı sonsuzluğa ulaştırdığım, huzuru bulduğum yerdir.

Bir mercanın yaşama tutunmak için mücadele ettiği , yunusların, köpekbalıklarının , carettaların , sedeflerin , yengeçlerin , çeşit çeşit balıkların, milyonlarca canlı türünün yer aldığı denizlerimiz, en çok korumamız gereken eşsiz güzellikleri barındırır.

Bizler yer üstüne ya da yer altına değer vermiyor ancak değerli olmak adına var olanı, yaratılmış güzellikleri yok ediyoruz.

Bu nedenle bir an önce farkına varmalıyız!.. Çünkü yaratılanda yaratıcının sırrı gizli.

Benim maskemden gördüğüm su altı dünyasını barındıran denizlerimizi ve gökyüzümüzü yok etmemeliyiz.

Bir gün, gelecek nesillere ve canlılara bırakabileceğimiz tek yer, belki de denizlerimiz olacak.

Denize bir şeyleri attığımızda dünyanın kendini tekrardan yenilemesi, canlıların kendi dünyalarında yaratılmamış olan atıklarla mücadelesinin zorluğunu lütfen unutmayalım.

Denizlerimize atılan maddelerin yok olma süreleri

Cam Şişe       4000 yıl

Plastik            1000 yıl 

Poliüretan      1000 yıl

Telefon kartı  1000 yıl 

Plastik tabak    500 yıl 

Pet şişe              400 yıl

Alüminyum       100 yıl

Çakmak              100 yıl

Kutu kola              10 yıl

Sakız                       5 yıl

Gazete                      3 ay

 

Şimdi çok geç olmadan lütfen bir şeyi atarken tekrar düşünelim!..

Yürek Taşıyan Yollarda Yürüyen Bir Gezgin

Celal Buğra Demirel

www.bugrademirel.com