logo
logo

Tag : Celal Buğra Demirel

26 Ağu 2018

istanbul – Cunda Solo Yelken Seyri

 

Yüreğimdeki Yelken’ e Yolculuk

Aslında İstanbul – Didim solo yelken seyri hazırlıklarına 18 Haziran 2017  itibari ile başladım. İlk olarak uzun ve yıpratıcı senelerden beri bakım yapılmamış olan teknem Phaselis’ i İstanbul West Marin’ de karaya aldırdım.

Bu süreçte güneşin yakıcı sıcağının altında terini akıtarak sürekli yanımda olan değerli kardeşim Aytekin Türker ile birlikte Phaselis’ in tamamen elden geçirilmesine ve bazı kısımlarında ustalardan destek almaya karar verdik. Daha önceleri ustaları tekne bakımlarında sadece izlemiştim ve açıkçası zımpara vernik dışında pek bir işlem yapmamıştım. Uzun ve yorucu bir süreçti. 17 Temmuz 2017 tarihi itibari ile ilk etap bakım çalışmalarımız tamamlandı.

 

İstanbul – Cunda Solo Yelken Seyri Giriş

Bu yolculuğu mavi gözlerindeki ışığı, fikirleri, öngörüleri, inanç ve vatan sevgisi ile daima yolumu aydınlatan, yürüdüğüm yolda umutsuzluğa ve karamsarlığa düştüğüm noktada “Şimdi bu olmadı çocuk” diyen ulu önderim, başkomutanım Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ e ve vatanın bir karış toprağını vermektense Allah inancı ile hiç düşünmeden ölüme koşan Çanakkale şehitlerimize,gazilerimize ve vatanı korumak için can veren, ter akıtan bütün vatan sevdalılarına adıyorum.

“Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne yedi bin senelik, en aşağı bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela, korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı onların oğlu oldu. Bir gün o tabiat çocuğu, tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır. Kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.  ”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Kaptanın Seyir Defteri

1.Gün 4 Ağustos 2018

İstanbul Westmarin – Yiğitler Limanı Avşa

Aslında 3 Ağustos itibari ile yola çıkmayı planlıyordum. Ancak mavi kart alımı, pis su tankının montajı, hidrofor ve duş montajı akşam saat 22:00 itibari ile bitti. saat 08:30 itibari ile marinadan ayrıldım. Ortalama 5 mil ile yolculuğa devam ettim. Rüzgar 27 knot ile 40 knot arasında anlık rüzgarlarla beraber devam etti. Dalga boyu 2.5mt ile 3.5mt arasında poyraz kuzey kuzey doğu dan esiyordu.

2.Gün 5 Ağustos 2018

3.Gün 6 Ağustos 2018

Yiğitler Limanı Avşa – Çanakkale Limanı 

Sabah saat 06:30 itibari ile Archangel yelkenlisi ile birlikte yola çıktık. Saat 08:30 itibari ile tam yelkenleri açmış motoru kapatmak üzereyken motordan gelen ısı uyarısı ile hızlıca motoru durdurdum. Motoru kontrol ettiğimde motor kayışının koptuğunu gördüm. Hızlıca genova yelkeni toparlayarak motor kayışını değiştirmek üzere şarj dinamosunun vidalarını sökmeye başladım. Ancak bir vida son derece ısrarlı bir şekilde ne yaptıysam sökülmedi. Salmastra ipi ile hızlıca motor kayışı yerine ipi doladım. Ve motoru tekrar çalıştırdım. Sakin bir şekilde tekrar Avşa yiğitler limanına Archangel’ a yola devam etmesini söyleyerek geri döndüm. Adada bir usta bularak kayış değişimini hallettim.

Saat 20:30 Gelibolu limanı

4.Gün 7 Ağustos 2018

Saat 01:00 itibari ile Çanakkale limanına giriş yaptım.

5.Gün 8 Ağustos 2018

6.Gün 9 Ağustos 2018

Çanakkale Limanı – Kabatepe – Gökçe Ada

7.Gün 10 Ağustos 2018

Çanakkale Limanı – Bozcaada

8.Gün 11 Ağustos 2018

9.Gün 12 Ağustos 2018

Çanakkale Limanı – Asos Tarihi Limanı

10.Gün 13 Ağustos 2018

Asos Tarihi Limanı – Cunda Orman Kampı

11.Gün 14 Ağustos 2018

12.Gün 15 Ağustos 2018

13.Gün 16 Ağustos 2018

Cunda Orman Kampı – Çanakkale Limanı

14.Gün 17 Ağustos 2018

15.Gün 18 Ağustos 2018

Çanakkale Limanı – Lapseki

16.Gün 19 Ağustos 2018

17.Gün 20 Ağustos 2018

Lapseki – Şarköy Limanı

30knot rüzgar, 3.5mtre dalga

18.Gün 21 Ağustos 2018

Şarköy Limanı – Yeşilköy Balıkçı Barınağı

25 knot rüzgar 2.5 – 3mtre dalga

Şarköy limanından Kumbağ açıklarına doğru ilerledim.

19. Gün 22 Ağustos 2018

Saat 02:30 itibari ile Yeşilköy Balıkçı Barınağına giriş yaptım.

 

 

Yürek Taşıyan Yollarda Yürüyen Bir Gezgin

Celal Buğra Demirel

www.bugrademirel.com

 

 

24 Haz 2016

Benim Gözümden Dağlar

 

Benim Gözümden Dağlar

20/11/2013 Çarşamba saat 17:10

Dedi ki;

“ Onun varlığına dokunmayı

Yani ruhuna dokunmayı

Onun yanındayken bile özlüyorum…”

Tatil Yolunda Biraz Dursak

Çocukluğumda babam ve annemle beraber arabamızla, tatil yollarına, sanki bir düşün içersine gider gibi giderdik. Düşte gibiydik, çünkü küçük ben arka koltukta annemin bir saraya dönüştürdüğü yatağımdan arabanın camına yansıyan, gökyüzünün ve güneşin bilinen renklerinden farklı renklerini, telgraf tellerinin direklerinde bulunan devasa leylek yuvalarını bana göre çok büyük, heybetli gözüken yüce dağları izlerdim.

Nerede yüksek ve heybetli bir dağ görsem çılgına döner;

Biraz şurada dursak ben size hemen bunun tepesine çıkıp el sallarım der ve babamla annemin olum olur mu öyle şey, oraya çıkman günler sürer diyerek gülümsemelerine neden olurdum. Ben yine de ısrarla inanın gerçekten bırakın çıkıp geleyim derdim…

İşte böyle başladı dünyanın denge merkezleri olarak Yüce Yaratıcı tarafından yaratılan ve yürürken size farklı farklı hikayeler anlatan dağlardaki yürek taşıyan yollardaki yürüyüşüm. 

DAĞLARDAKİ YÜREK TAŞIYAN YOLLARIN GÜNCESİ

*14/12/2013 – 15/12/2013 – Kartepe 1.699 metre zirve

2013 yılında değerli kardeşim Burak Saral ile birlikte kampçılık eğitimi ile başlayan ilkyardım eğitimlerine kadar genişleyen eğitimler eşliğinde, tecrübelerimiz doğrultusunda Burak Saral organizasyonunda 6 dağ 6 zirve programı ile şimdi el sallama vakti diyerek yola çıktım.

İlk olarak programımızdaki antrenman noktalarından olan Kartepe faaliyetimiz; Cumartesi sabah 2 sularında yoğun kar ile kaplanmış ve aracımızın artık ilerleyememesi nedeni ile Kuzu Yaylasının girişine aracımızı bırakıp 4km yukarı yürümemiz ile başladı.

Dağ evi şeklinde yapılmış otantik bir ortamda yemek hizmeti de verilen bir lokantanın yakınında zifiri karanlıkta farkında olmadan, Kurt Seyid ve Şura dizisinin savaş sahnelerinin çekildiği setin tam ortasına, küreklerle karları kazarak çadırlarımızı kurduk ve sabahın enerjisi ile uyanmak için bir kaç saat uykuya daldık


Sabah uyanıp çadırlarımızdan gelen kamp ocakları ile pişirdiğimiz bize enerji sağlayacak güzel yemek kokuları eşliğinde kahvaltılarımızı yaptık.

Ardından karda düşme kalkma çalışmalarını tamamlayıp zirve yürüyüşümüze başladık.

Ve sonunda çok uzun ve zorlu bir yürüyüşün ardından zirve!..

Her zirvenin bir geri dönüşü vardır felsefesi ile zirveden yaptığımız keyifli seyir sonrası ufak bir soluklanmanın ardından tekrar kamp alanına yürüyüş.

Akşam biraz ısınmayı hak etmenin mutluluğu ile kuzine başında çaylarımızı yudumladık. Sonrasında tekrar çadırlara uyku zamanı.

azar günü çadırlarımızı toplayıp aracımıza doğru yol almaya başladık.

Derken 6 zirve 6 dağ programına erken bir veda

Derken çok dikkatsizce yürüdüğüm, faaliyetin bitmesinin getirdiği dikkat dağılmasıyla bir anda, sırtımda çantamdaki 70kg ağırlık ile kayarak kolumun üzerine düştüm. Ve düştüğüm an el bileğimin kırıldığını hissettim.

Kafamdan o an acı yerine diğer zirveleri yapamayacak olmamın hüznü vardı.

Bu faaliyette unutamadığım tek şey;

Kafama kazınan ve tekrar iyileşip yürüyeceğim dememe neden olan, grubun neşesini o anda bile bozmadığımız , Kardeşim dağlardaki Yürek Taşıyan Yollardaki sevgili dağ bodyim  Burak Saral ‘ın bana acımı unutturan hareketi oldu. Çantamı sırtında kendi çantası olmasına rağmen hiç neşesini bozmadan sırtladı . O an ne acı kaldı ne de hüzün. Tek kalan şey yürümeye devam.

İstanbul’a döndüğümüzde yoğun doktor görüşmeleri sonucu son anda ameliyat olmaktan yırtarak iyileşme sürecim başladı.

 

 

El bileğimin kırılması bana daha çok öğrenmek daha dikkatli davranmak konusunda bir çok şey öğretti. Bu talihsiz kazadan sonra bir an olsun hedeflediğim dağ programında düşlerimi hiç değiştirmedim ve annemin, babamın desteği ile sürekli bana uyguladıkları fizik tedavi ile çok kısa bir sürede mucize gibi toparladım.

Yürek Taşıyan Yollarda Yürüyen Bir Gezgin

Celal Buğra Demirel

www.bugrademirel.com

24 Haz 2016

fikret gözenalp

FİKRET GÖZENALP KİMDİR?

İstanbul Üniversite’si Su Ürünleri Fakültesi Hidrobiyoloji Bölüm Başkanlığı Asistanlığı ve Balık Adam Eğitmeni olarak Arar-Gezer-Bulur gemisinde çalışır, araştırmalar yapar, denizlerimizden örnekler toplar ve canlıları sınıflandırır, gelişimlerini takip eder, gençlere yüzmeyi ve dalmayı öğretir, boğazın serin sularında bir yakadan bir yakaya yüzer, Gökçeada’da gemiyle aldıkları hidrobiyoloji örneklerini arşivlerdi. Kaptan Jacques-Yves Cousteau ve Curt Kosswig  ile birlikte çalışmıştı. Kaptan Jacques-Yves Cousteau hatıratlarında değerli katkılarından dolayı kendisine çok teşekkür etmişti.

Bu özelliklerinin yanı sıra sürekli olarak şiirler,maniler ve yüzmeyle ilgili deneyimlerinden oluşan yazılar yazardı.

Kendisi son derece değerli, ananemin Fikret’ i bizim ailemizin Fikret Ağabey’i idi.

“Seni masmavi bir denizin güneşle parıldadığı upuzun bir kumsalda bütün sevdiklerinle birlikte hayal ediyorum.

Huzurla uyuman dileğiyle….”

Celal Buğra Demirel

 

Sn. Fikret Gözenalp Anısına,

Benim Maskemden Su Altı Dünyası

Su altında kendinizi uzay boşluğunda hissedersiniz. Özgür olduğunuz, yegane yerlerden biri su altıdır.

İnsanoğlu, hep içindeki boşluğu doldurmak için dünyada debelenip durur. Herkesin, içindeki boşluğu doldurmak için farklı arayışları vardır. Bu boşluğu kimi yaratılanın sevgisi ile doldurur, kimi Yaratıcının sevgisi ile, kimi iş aşkı ile, kimi anne baba sevgisi ile, kimi dostlarıyla, kimi de hobileriyle…

Benim içimdeki boşluğu doldurduğum yer su altıdır. Bu eşsiz cennet benim, bütüne, yani bir olmaya ulaştığım, yaşamın ahengine, Yaratıcının büyüklüğüne kudretine ve sevgisine şahitlik ettiğim, özgürlüğü doyasıya yaşadığım, mavi gökyüzünü, suyun altındaki, güneşin kırılan ışınlarından izlediğim, arkadaşlarıma ancak masal dünyalarında olabilecek kadar güzel olan hikayeler anlatıp eğitimler vererek farklı bir pencereden hayata bakabilmeyi gösterdiğim, çoğu zaman gördüklerimi soluksuz anlattığım, anne ve babamla başladığım bu macerayı sonsuzluğa ulaştırdığım, huzuru bulduğum yerdir.

Bir mercanın yaşama tutunmak için mücadele ettiği , yunusların, köpekbalıklarının , carettaların , sedeflerin , yengeçlerin , çeşit çeşit balıkların, milyonlarca canlı türünün yer aldığı denizlerimiz, en çok korumamız gereken eşsiz güzellikleri barındırır.

Bizler yer üstüne ya da yer altına değer vermiyor ancak değerli olmak adına var olanı, yaratılmış güzellikleri yok ediyoruz.

Bu nedenle bir an önce farkına varmalıyız!.. Çünkü yaratılanda yaratıcının sırrı gizli.

Benim maskemden gördüğüm su altı dünyasını barındıran denizlerimizi ve gökyüzümüzü yok etmemeliyiz.

Bir gün, gelecek nesillere ve canlılara bırakabileceğimiz tek yer, belki de denizlerimiz olacak.

Denize bir şeyleri attığımızda dünyanın kendini tekrardan yenilemesi, canlıların kendi dünyalarında yaratılmamış olan atıklarla mücadelesinin zorluğunu lütfen unutmayalım.

Denizlerimize atılan maddelerin yok olma süreleri

Cam Şişe       4000 yıl

Plastik            1000 yıl 

Poliüretan      1000 yıl

Telefon kartı  1000 yıl 

Plastik tabak    500 yıl 

Pet şişe              400 yıl

Alüminyum       100 yıl

Çakmak              100 yıl

Kutu kola              10 yıl

Sakız                       5 yıl

Gazete                      3 ay

 

Şimdi çok geç olmadan lütfen bir şeyi atarken tekrar düşünelim!..

Yürek Taşıyan Yollarda Yürüyen Bir Gezgin

Celal Buğra Demirel

www.bugrademirel.com

24 Haz 2016

 

 

YÜREK TAŞIYAN YOLLARDAKİ ADIMLARIM

1980 yılının İstanbul’ unda kar yağışlı bir Şubat sabahı, meleklerin okyanustan getirdikleri sıcak rüzgarla, ciğerlerim yaşamla doldu. Gözlerim, ilk defa anne ve babamın güzel yüzünü gördü. Kulaklarım, onların nefesinden çıkan, ismimi duydu.

İlk ve orta eğitimimi Bahçelievler de tamamladım. Lise eğitimimi fen matematik bölümü öğrencisi olarak Ataköy de yarım dönem erken mezun olarak bitirdim.

1998 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’ne girdim.

1999 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi’ nde “İ.K.Ü Sualtı Dalgıçlığı ve Fotoğrafçılık Kulübü” nü kurdum.

2000 yılında, kurduğum klüpte kendim de dahil olmak üzere, bir çok arkadaşımın CMAS 1 Yıldız balıkadam olmasını ve mavinin derinliğindeki, aşka tanık olmasını sağladım.

2003 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümünden mezun oldum. Askerlik görevimi yapmak üzere ilk celp döneminde askere alınmam için Türk Silahlı Kuvvetlerine dilekçemi ilettim. Askeri eğitimimi Tatvan İlçe Jandarma Komutanlığı’ nda karargah askeri olarak üstün başarı ile tamamladım.

2005 yılında askerlik görevini tamamladıktan sonra, çocukluğumdan gelen dalış yeteneklerimi Kuzey Ege Dalış Merkezinde içerisinde dalış organizatörlüğü, kompresör operatörlüğü ve dalış amirliğini içeren çeşitli görevler ile geliştirdim. Sonrasında Kuzey Ege Dalış Merkezinde Padi dalış sistemine, Advanced Open Water Diver olarak geçiş yaptım.

2005 yılında babam ile Furuno Denizcilik firmasından eğitimler alarak ve birlikte İstanbul Liman Başkanlığında sınava girerek T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığından Amatör Denizci (ADB) ve Kısa Mesafe Telsiz Operatörü (KMT) belgelerini aldım.

Yelkenli teknem Phasalis ile bu tarihten itibaren tanışarak Yelken sporu ile uğraştım.

2005 yılında bir hip hop grubunun menajerlik, danışmanlık ve konser organizatörlük görevlerini yürüttüm.

Yine aynı yıl üniversitede aldığım mesleki eğitimlerimi ve iletişim gücümü arttırmak için, Oyakbank Genel Müdürlüğü Müşteri İletişim Merkezin’ de  mesleki iş hayatına başladım. Mesleki iş hayatımda aldığım görevler çeşitlenerek ING Bank’ da bankanın Kalite, Raporlama Risk İzleme, Kanal Geliştirme , Kapasite Planlama ve Performans yönetimi departmanlarında  2013 yılı Haziran ayına kadar devam etti.

2011 yılında kampçılık ve dağcılık ile tanıştım. Bu kapsamda yetkinliklerime, bungee jumping, yaz-kış kampçılığı, treeking, dağcılık ve bunların organizasyonlarda görevlerler alarak güç kattım.

2012 yılında dalıştaki eğitimlerime devam ederek Padi Emergency first responser eğitimi ve CMAS 3 Yıldız Balık Adam eğitimi ile devam ettim.

2012 yılında bu sefer, Savaş sanatlarından Whing Chun Kung Fu ile tanışarak merkez savunma, saldırı ve iç huzur kombinasyonu ile kendime yeni yetenekler kattım. 

2013 yılında dalış eğitimlerine yine devam ederek 13 adet uzmanlık alarak neticesinde Padi Assistant Instructor ve Padi Emergency First Response Instructor oldum.

2013 yılında mavi sevdalılarını bir araya getirmek ve su altındaki deneyimlerimi aktarmak için Cunda Dalış Topluluğu nu kurdum.

2014 yılında 300 Bar Dalış Merkezinde dalış camiasının değerli hocalarından Engin Kondul hocamızın asistanlığını ve teknoloji mentorlüğünü yaptım.

2015 yılında ATS Şirketler grubunda değerli dostum, kardeşim Aytekin Türker ile çalışmaya başladım.

2016 yılında Türkiye’ de telekom, bankacılık ve finans sektöründe önemli bir konumda olan bir bilişim şirketinde proje koordinatörlüğüne başladım.

Günümüzde mesleki iş hayatına bir yandan bir profesyonel olarak devam ederken

 Yürek Taşıyan Yollardaki Gezginliğim Esnasında Gördüğüm Her Hayali, Yeniden Başlayan Bir Gülümsemeyle Yaşatmaya Devam Ediyorum…

Yürüdüğüm Yürek Taşıyan Yollarda karşılaştığım, bana sabırla sürekli odaklanmayı ve rüzgara karşı yol almayı gösteren değerli dostum, kadim kardeşim Aytekin Türker in dediği gibi

“Tanrı Yarattıklarını Yarattıkları İle Korur”.

Pruvanız Neta Yolunuz Her Daim Aydınlık Olsun

“İyiler Mutlaka Kazanır” Yürek Taşıyan Her Hangi Bir Yolda Bir Gün Görüşmek Üzere

Celal Buğra Demirel 

Tüplü Dalış100%

Yelken100%

Kampçılık90%

Dağcılık50%


Treking100%


Wing Chun Kung Fu50%